Nedir Bu Gerginlik Arkadaş?

Sabahın erken saatlerinde sakin bir şekilde işime gitmek üzere yola çıkmışım, bütün yüzlere bakıyorum somurtmaktan kırışıklık oluşmuş. Nedir bu gerginlik arkadaş? Savaşta mıyız? Kıtlıkta Mıyız? Ülkenin ne kadar zor durumda olduğunun, ekonomik krizde olduğunun, ekonomik bir çöküşte olduğunun bütün vatandaşlar olarak hepimiz farkındayız ama bu gerginlik, kronik bir gerginliğe dönüştü. Özellikle Sakarya gibi hızla gelişmekte olan şehirlerde ve metropol düzeyindeki gelişmiş şehirlerimizde var bu gerginlik. 

Türkiye coğrafyasında hastalık gibi yayılan ve gergin olanın gerginlik bulaştırdığı bu durum, Türkiye coğrafyasına aykırı. Avrupa ve Amerika Halkı'nın yer yer gerginlikleri, muhabbetler esnasında ve bazı kaynaklarda yer alıyor. Ancak Türkiye, güler yüzlü bir ülke olarak alınıyor. 

Gel gelelim, ne komşuluk kaldı, ne dostluk, ne arkadaşlık. Ne güler yüz kaldı ne misafirperverlik. Ev sahibi misafiri istemiyor, kimse de misafirliğe gitmek istemiyor. Herkes kabuğuna çekilmiş, işi ve evi arasında veya okulu ve evi arasında gidip geliyor. Aktivite yapan kişi sayısı çok fazla azaldı. Gerginliğin sebebi de tam olarak bu aslında, insanların, çeşitli aktiviteler yapabilmek için imkanı olsa bile imkanlarını değerlendirmiyor. 

Komşuluğu, misafirperverliği bırakın, ailelerde salonda çay sohbeti bile yapılmıyor artık. Ebeveynler televizyona, çocuklar da telefona gömülmüş durumda. Bazen de durum daha da vahim, ebeveynler salonda televizyona gömülmüş vaziyetteyken, çocuklar salona bile çıkmıyor. 

Kimse kimsenin derdini umursamıyor, derdine derman olmuyor. 'Zaten kendi derdim başımdan aşkın' felsefesiyle hareket ediyor. Bir bardak su vermek bile yük haline geldi. 

Geçen gündeme gelen bir habere göre, toplumda usul usul yalnızlaşıyoruz. Artık odalara gömülmek de yetmiyor, yalnız yaşayan kişi sayısı hızla artıyor. 

Nedir Bu Gerginlik Arkadaş?

Türkiye'de var olan bu gerginliğin sebebi işte tam da bu. İnsanların yalnızlaşması. Tebessüm etmekten bile kaçınması. Dışarda karşılaşılan komşuya 'Günaydın, iyi günler, iyi akşamlar vb'' denmemesi. Dense bile o an zorunda kalındığı için denmesi. Olmamalı bu durum olmamalı, insanların sosyalleşmesi, çeşitli şekillerde elinden alınmaması. Ekrandan biraz uzaklaşmalı ve gerçek yüzler görünmeli. Biraz muhabbet edilmeli, çay içilmeli, kahve içilmeli. Biraz fedakarlık yapılmalı, fedakarlıklar boşa çıkmalı, bazen de ahde vefa görülmeli. Sevilmeli, sevmeli. Saygı duyulmalı, saygı görülmeli. İnsan baskı altında kalmamalı, gergin olmamalı. 

İnsan, gergin olduğu durumda, ne karşısındakiyle sağlıklı bir iletişim kurabilir, ne de kendisi dahil kimseyle iletişim kurabilir. Global düzeyde ekrana o kadar bağımlı hale geldik ki, 10 dakika bir ekran görmeden dayanamıyoruz. Bütün gün, rahat rahat ekrana bakabilmek için zaman öldürüyoruz, mesai bitimi / ders bitimi ekrana bakarak zaman öldürüyoruz. 

Zaman öldürülecek bir şey değil, yaşatılacak bir şey. Değerlendirilecek bir şey. 

Özellikle sosyal medyanın hızlı biçimdeki gelişimiyle, insanlar o hızla gelişmeye çalıştı. Ne sosyal medyanın hızına yetişebildi, ne de eski hızlarına kavuşabildi. Arada bir yerde kaldı. İnsanlar, en fazla 10 dakikada bir telefona bakmak zorunda hissetti. 

Bildirimler

Aman telefon titredi de ne mesaj gelmiş, hangi fotoğrafım beğenilmiş, aman kötü yorum yapılmış mı bakayım. Aman gündemden bir şey kaçmasın. Esprileri kaçırmayayım diye diye diye, yalnızlaşmayan kişilerin bile arkadaş ortamındaki esprileri, sosyal medya düzeyine oturdu. Özellikle TikTok'la beraber ve hatta, çünkü TikTok ilk çıktığında çok tepki çekmişti, Instagram'a gelen Reel adı verilen dik video özelliğiyle beraber insanlar, aynı espri üzerinden, 'akım' adı verdikleri konuyla ilgili, video çekmeye ve o videolar izlenmeye başladı. Bir espri ortaya çıkıyor, binlerce kişi aynı konunun 'farklı' varyasyonlarıyla video çekiyor, muhabbetlere sohbetlere konu oluyor. İnsanlar da bunun bildirimini kaçırmamaya çalışıyor. Akımı üretenler, bütün muhabbetleri üretiyor aslında. Akımlar olmasa espri dahi yapamayacak insanlar, kendi aralarında geçen konuşmalarda her fırsatta akımlara dem vurup, sonrasında dediği anlaşılmayınca, '' Nasıl bilmezsin ya onu? Dur izleteyim'' gibi bir serzenişle açıp binlerce videodan birini izletiyor. Asıl gündemden bihaber şekilde, aynı döngüde yaşadığını fark etmeden, 'yaşıyor'. 

Doğrudan da bu durum, insanları sahte davranmaya itiyor, dijital kimliklerini gerçek kimlikleriyle karıştırmaya ve dolaylı yoldan da kronik gerginliğe... 

Sosyal medya yüzünden, insanlar ne kitap okur oldu, ne tek bir kelime öğrenir oldu. Ne doğaya karışayım kamp atayım huzuru bulayım dendi, çünkü doğada telefon çekmez, ne de doğanın içinde yürüyüş yapayım...

Keza gidenler de kısa kısa video çekip reel oluşturup sosyal medyaya hizmet ediyor ama olsun... Bu da bir şey. 

İşin garip yanı, yılların sosyal medya içerik üreticileri, sırasıyla sosyal medya detoksu adı altında, sosyal medyayı bir ay boyunca kullanmadıkları içerikler üretmeye başladı. Durum vahim, bir bağımlılık haline gelmiş... 

Bu durum, yeni kuşağa da fazlasıyla etki etti. 

Eskiden hayaller polis olmak, doktor olmak, astronot olmak, ajan olmak gibi mesleklerken, şimdiyse çocukların hayallerinin en makbul cevabı oyuncu olmak oluyor. Geri kalanı, sosyal medya fenomenliği türlerinin cevaplarını veriyor. 

Durum vahim ve nereye gittiği belli değil...

Sonuç olarak, insanlara tebessüm etmeyi unutmayın, gülümsemek bulaşıcıdır, somurtmak gülümsemekten de daha bulaşıcıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berke Oruç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Fırtına Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Fırtına Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Fırtına Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Fırtına Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Erenler'de kimi Belediye Başkanı olarak görmek istersiniz?
Tüm anketler