Bakın ben başka bir şey söylüyorum

Evveeett… Acısıyla, tatlısıyla, iyisi ve kötüsüyle bir seçimi daha geride bıraktık.

Son yıllarda belediye seçimlerine bile öyle bir önem atfediliyor ki; Benim hatırladığım seçimler olan 2004 ve 2009 yerel seçimlerindeki o rahat havanın artık yok olduğunu görüyorum. Üstelik biliyorsunuz, siyasilerin birbirlerine olan söylemleri hiç de hafif, hiç olmazsa da orta yollu değil…

Şimdi gelelim bizim memlekete

İddialı bir şekilde yola çıkan AK Parti

( Sakarya ‘Özel’inde) hiçbir şey yapmayan CHP’ye karşı…

17-0 söylemleri,

Rekor oyla belediyeleri kazanma hayalleri falan filan…

Zaten bu gibi nutukların halkta karşılığı yoktu, daha seçime 70 gün kala bunlar belliydi.

Olan oldu, biten bitti

Ne rekor geldi, ne 17’de 17…

Şimdi de akıl, eski geleneklere gitti.

E tabi ki bir suçlu ilan edilmeliydi…

AK Parti içerisindeki kimi önemli isimlerin ama siyaseten ama şahsi olarak birbirlerine duydukları kin ve nefretin tezahürü olarak seçim sonuçları bir ya da birden fazla ismin üzerine yıkıldı.

Mesela bazı gazeteci arkadaş veya büyüklerimiz, AK Parti ve Sakarya denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Sn. Ali İhsan Yavuz’u suçladı.

Kimileri Sn. Özlem Zengin’i, kimileri Sn. Efkan Ala’yı sonuçlardan sorumlu tutadursunlar;

“Bakın ben başka bir şey söylüyorum…”

Sebepleri çok düşünmeye gerek yok. Niyeti bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olan her AK Partili, sağlıklı bir sorgulamanın birazdan yazacaklarımdan geçeceğini bilir… Türkiye genelini daha sonra tartışırız ama Sakarya yerelinde gidenler bu sebeplerle gitti... 

-Ekonomi: Halk kendisi için iyileştirme beklerken, o dönem 73 bin lira maaş alan Milletvekilimiz Sn. Lütfü Bayraktar’ın “Vekil maaşı yetmiyor” demesi…

-Tabanla zıtlaşmak ve ulaşılamamak: AK Parti yönetiminde bir zamandır tabanın aynası olamayan il ya da ilçe yöneticileri, hatta mahalle temsilcileri, bu seçimi kaybettiren etkenlerden bir taneleri…

Zamanında CHP’yi halktan kopuk bir halk partisi olmakla suçlayan iktidar bloğu (ki kesinlikle haklılar) şimdilerde olmaktan korktuğu şeye dönüşmeye başladı.

İnsanlar bırakın belediye başkanlarını ya da parti genel başkan yardımcılarını, il ya da ilçe başkanlarına ve hatta mahalle temsilcilerine dert anlatamaz, zaman zaman muhatap bulamaz oldular… Bazı ilçelerde, ama başkan adaylarından ama meclis üyeleri sıralamasından, milletin istedikleri değil, tepedekilerin istedikleri halkın önüne kondu. Hem de "nasıl olsa oy veriyorsunuz bari sizin değil bizim istediğimiz olsun" dercesine bir üslupla... 

Hatta bir de geçmişe, yani kampanya dönemine gidip Milletvekilimiz Sayın Atabek’in paylaşımlarına bakacak olursak çiftetelli oynamak, oynayanları izlemek ve dahası patlamış mısır yemek falan da bu seçimi hedeflerine taşımadı.

Özellikle bazı AK Partililer her ne kadar kabul etmese de ekonominin kötü olduğu gerçeği, bu durumu kabul edenler ve kabul etmeyenler arasında da bir çatışma oluşturmuş gibi.

Zira ne kadar kulak verilmek istenmese de bir kesim geçinemediğini, hatta kuru ekmeğe ve pazar artıklarına muhtaç olduğunu söylüyor.

Söylemler şöyle dursun, merak edenler pazarların toplanmasına bir saat kala semt pazarlarına buyursun... 

Ben daha ne diyeyim...

Özetle; hem parti içinde hem de halk arasında, inat yerine diyalog, zıtlaşmak yerine uzlaşmak gerek...

Neyse ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesajı aldık” dedi, 2019’daki gibi…

Mesaj çok net, hedef kitle ise hayret üstüne hayret…

DEVAM EDECEK…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Faruk İnan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Fırtına Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Fırtına Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Fırtına Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Fırtına Haber değil haberi geçen ajanstır.